Merhaba, Yabancı!

Burada yeni gibi görünüyorsunuz. Eğer katılmak istiyorsanız düğmelerden birine tıklayınız.

Mutlak bilgi var mıdır?

0
Mart 2017 düzenlendi

Mutlak bilgi var mıdır?

Etiketlendi:

Yorumlar

  • 1
    Kasım 2017 düzenlendi

    Epistemoloji dersi veren biri olarak, bu konuya iki şekilde cevap verebilirim:

    1- Akıl sahibi canlının ait olduğu yaşam koşullarında(ya da varlık düzleminde) her şart altında ve her durumda aynı sonucu veren durum "mutlak doğru" olarak adlandırılır.

    2- Bilgi de insan gibi evrimleşir, bu nedenle doğrular statik değil, devingendir. Buna göre doğru, gelişen bilgi birikiminin ışığında konsensüs kararların dinamik bileşkesidir.

    (Kaynak: Michael Williams - Problems of Knowledge: A Critical İntroduction to Epistemology. - Oxford University Press) (Ben bu kitaptan ders veriyorum, tavsiye ederim). Görüldüğü gibi 1.madde ütopik, 2.madde ise fazla dinamik.

  • 0

    Bu konuda çok tartışma dönüyor. Mesela post modernistlere göre, mutlak bilgi yoktur. Bu su anlama gelir: sanatsal bilgi, dinsel bilgi, gündelik bilgi, bilimsel bilgi vs. hepsi doğrudur. Başka bir değişle biri diğerinden üstün değildir. Evet kesinlikle pozitivist olmamak lazım ve ben kesinlikle pozitivist değilim. Ama bana kalırsa bilimsel bilgi tabii ki dinsel bilgiden üstündür. Mutlak olan bilimseldir demiyorum, postmodernistlere de katılmıyorum.

  • 0
    Mart 2017 düzenlendi

    %100 kesin mutlak bilgi biraz zor fakat Descartes düşünüyorum o halde varım diyerek bir bilgi bulmuştur, bence bu bilgi gayet mutlak görünüyor.
    Bende bir mutlak bilgi örneği vereyim.
    ''Mutlak bilgi ya vardır yada yoktur. Bu cümle mutlak bir bilgidir.''
    Gördüğünüz gibi bu cümlede mutlak bilgi içeriyor.

  • 0

    Nesnel bilgi kişiye kapalıdır demek bizim dışımızda biryerler de varolan nesnel bilgi diye bir şeyin varlığını kabul etmek demektir. Varmışta bize kapalıymış gibi.Halbuki bilgi zaten nesnenin özne üzerinde bıraktığı etkidir. Kendi basına dış dünyada varolan birşey değildir.bize kapalı olan nesne olgu olay yani kendinde şeydir numendir (oda tümüyle kapalı değildir)Nesnenin özne den tümüyle kopuk bağımsız olmadığının şahidi bizzat sizin bedeninizdir. Biz genel geçer hiçbir bilgiye ulaşamıyor isek edindiğimizi sandığımız bilginin işlememesi çalışmaması gerekir.öyleyse edindiğimiz bazı bilgiler pratikte neden işlemektedir ve bir teknolojiye yol açabilmektedir. Ve bu bilgiler ile biz işleyen aletler çalışan ürünler yapabilmekteyizdir. Bilginin bilimin mutlak olmaması onun hiçbir nesnellik barındırmadığı keyfe keder inanışlar olduğu anlamına gelmez.

  • 0

    Mutlak bilgi vardır tabii ki. arkadaşlar öyle çok uç şeyler düşünmeyin. mesela senin uyuman/uyumanın gerekli olduğunu bilmen mutlak bilgidir yemek yemen/yemek yemenin gerekli olduğunu bilmen mutlak bir bilgidir.. haddi zatında mutlak bilgi yoktur demek bile mutlak bir bilgidir. çünkü sen bana şuan bir şeyden bahsediyorsun ve bunun doğru olduğunu söylüyorsun.. eğer mutlak bilgi yok dersiniz, iddianızı kanıtlama çabasına girer ve sonuçta kendiniz ile çelişirsiniz.

  • 0

    Zannımca mutlak olan bazı bilgiler vardır. Bilgimizin çoğu kavramlar arası tutarlılık ilişkileri genellemeler ve soyutlamalardan oluşsada. Örneğin protokol tümceler bende mutlak doğruluklara güzel bir örnektir. Tekil gözlem verilerinden oluşur ve apaçıktırlar. Tabi burada mutlak doğru olan şey doğrulanmış protokol tümcelerdir.

  • 0

    "Mutlak bilgi var mıdır?" sorusuna verilecek cevap "Yoktur" olursa "mutlak bilgi" kapsamına girer ki, bu da paradoks ortaya çıkartır. Önce icat edilen Matematik ve özellikle sonradan icat edilen "0", zamanın geriye ya da ileriye kırılamayacağı kesin ve net olsaydı geçerli olurdu. Katı gerçekliğin yitirilmesi ve sonsuzluk döngüsünün içe kırılması bildigimiz matematiği ve tüm mutlak bilgileri geliştirebilir ve değiştirebilir. O halde bu sorunun yanıtı, şüphecilik akımının da yardımıyla, "Mutlak bilgi olabilir." "olabilir".

  • 0

    Mutlak bilgi vardır. Yoktur dersek, bu da mutlak bilgi olur. Mutlak bilginin olup olmadığı, mutlak bir bilgi sunmadan ispatlanamaz. Yani mutlak bilgi yoktur demek mümkün değildir.

  • 0

    Mutlak bilgi yoktur cümlesi mutlak bilgi değil midir ? Öyleyse mutlak bilginin olmaması nasıl mümkün olabilir ?

  • 0

    Bir şeyi fazlasıyla sorgulayınca her seferinde şüpheciliğe, sonrasında ise nihilizme kaydığımı farkediyorum.

    Sosyal medyada bu aralar fazlasıyla popüler olan Descartes’ın ünlü sözü vardır: “Düşünüyorum öyleyse varım.” Fakat benim aklıma takılan esas soru şu, gerçekten düşündüğümü nereden biliyorum? Ayrıca varoluşumu, dolayısıyla sahip olduğum bilgiyi düşünceye dayandırsam bile, o zaman tüm gerçek benim düşüncemden ibaret değil midir? Şu an telefonumdan bu mesajı attığımı düşünüyorum, bir sosyal medya grubuna üye olduğumu düşünüyorum, sizin var olduğunuzu ve düşündüğünüzü düşünüyorum, yani tüm gerçek bilgi benim düşüncemden ibaret. Eğer düşünceyi temel olarak varoluşumuz ve bilginin temeline oturtursak tek gerçek düşüncenin kendisi olmaz mı?

    Daha gerçek nedir, varoluş nedir, illüzyon nedir, ya da gerçekse onu illüzyondan ayıran nedir, gibi sorulara tam kesinlikte cevap veremezken doğru bilgi budur diye kesin olarak söyleyebilmek bana fazlasıyla iddialı geliyor.

    Bence cehaletimizin ve canlılar olarak evrendeki acziyetimizin zorunlu sonucu olarak şüphenin tek gerçek olduğunu düşünüyorum, tabi bu şüpheyi duyduran beynimize ne kadar güvenebiliriz orası da ayrı tartışma konusu.

    Yani varoluş olarak adlandırdığımız, ne olduğunu bilmediğimiz bir karanlık kuyunun ortasına atılmış yetim çocuklar gibi hissediyorum. Leibniz bana göre felsefe tarihinin en önemli sorularından birini sormuştur bu konuda: “Neden hiçlik yerine bir şey var.” Biz de gerçekten bir şey olup olmadığından bile emin olmadığınız, “bir şey” içinde doğruyu arıyoruz. Neyin içinde olduğunu dahi bilmeden onun içindeki doğruyu aradığın zaman gene ortaya perspektif problemi çıkıyor. Doğru bilginin kaynağı nedir? “Bir şey” içinde sahip olduğumuz düşünmemizi sağlayan ama sonuçta tüm biyolojik yapımıza bağlı olan, bize tatmin sağlayan bu yüzden objektif gözükse de oldukça subjektif olan beynimiz mi? Binlerce yıl önce ilahi kaynaktan geldiğini iddia eden kitaplar mı? Yoksa kaynak tamamiyle hiçbir şey mi?

    Sanırım bu sorunun cevabını hiçbir zaman bulamayacağız.

Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .