Merhaba, Yabancı!

Burada yeni gibi görünüyorsunuz. Eğer katılmak istiyorsanız düğmelerden birine tıklayınız.

Cinsiyet ve renkler

0

Renklerin cinsiyetçiliğinin kökenini merak ediyorum. Özellikle erkekler için müthiş bir baskı var. Giyimleri, aksesuarları, eşyaları birkaç renge indirgenmiş. Hatta çok daha katı çevrelerde neredeyse siyah, lacivert dışında renk giymek resmen yasaklı bir şeymiş gibi.
Dişilerde pek rastlamıyorum; hangi rengi tercih etseler, niye ettin, bu kadınlığa sığar mı tepkisi görmedim. Ama erkeklerde biri pembe giymeyedursun, geçmişinden girip geleceğinden çıkıyorlar adamın.
Renk bir güç simgesi mi?
Aslında sadece renk de değil davranışlarda da bu böyle. Gücü fiziksel güce indirgeyenlerin kaslı bir adamın pembe pantolonuna takılmaları ilginç değil mi? Renk, adamın gücünden neyi eksiltiyor onu anlamıyorum.
Erkeklik, adamlık, delikanlılık, yiğitlik ve türevi kavramlar yaratıp bütün insanları bu kavramın kölesi yapmaya çalışmanın anlamı nedir? Erkekliğe sığmaz, adamlık şöyledir, delikanlılık böyledir... gibisinden cümlelerin bu kadar prim yapma sebebi nedir? Neden bu baskıya ve "erkeklik" denilen bu yaratılmış, esasında da ne idüğü belirsiz otoriteye itaat ediliyor?

Etiketlendi:

Yorumlar

  • 0

    Daha önceleri ne olduğunu hatırlayamadığım bir yerden önceden pembe rengin erkeklere, mavi rengin kadınlara özgü olduğunu okumuştum. Daha sonra ilerleyen yıllarda değişmiş bu. O zaman da, şimdi de bu bir çeşit pazarlama taktiği.

    Ayrıca “Mavi-bir rengin tarihi” kitabini okuyun. Sorununuzun net yaniti degil ancak cok dogru cikarimlar yapmaniza yardimci olur.

  • 0

    Sorunuzun cevabı değil belki ama farklı bir bakış açısı üzerinden düşüncemi belirtmek istiyorum. Renkler doğanın hayatımıza bir yansıması gibi düşünürsek aynı ilişkiyi parfümler üzerinden de kurabiliriz. Erkek parfümleri daha sert, baharatlı, odunsu kokularla özdeşleşiyor, kadın parfümleri ise daha çok çiçek ve şekerli kokulardan oluşuyor. Ben şahsen baharatlı erkek parfümlerini kullanmayı daha çok seviyorum. Bunun üzerine toplum beni erkek gibi koktuğum için yadırgadığında ise umrumda olmuyor. Koku da bir insanın kıyafetidir aslında. Bu yaklaşıma benzer olarak pembe renk kıyafetler bana daha çok narin bir çiçeği anımsatıyor. Erkeklerin pembe giymeyi tercih edip bana göre daha narin görünmesi veya görünmek istemiş olması kimseyi enterese etmiyor ama tercih edeceğim durumda pembenin kadınlara daha çok yakıştığını düşündüğüm için erkeklerin pembe giymesini tercih etmezdim. Fakat tabii bu "erkekler pembe giymemeli" demek değil, sadece benim tercihim, benim zevkim; baharatlı kokuları daha çok seviyor olmam gibi. Toplum zaten çoğunlukla kişilere eleştirel bir şekilde yaklaşıyor. Sadece renkler konusunda değil, dış görünüşümüzle ilgili hemen hemen her şeyi eleştiren bir yapıda. Bu yüzden cinsiyetiniz önemli değil; ne giyerseniz giyin zaten eleştiriliyorsunuz. Bence bu noktada önemli olan yaşadığımız toplumun algısını öğrenmek ve tercihlerimizi yaparken toplumun bize zarar verme olasılığının bilincinde olmak (psikolojik ve/veya fiziken). Örneğin bazı semtlerde mini etek giymek sizin tercihinizden çok toplumun tercihine kaldığı için giymek yönünde tercih yaptığınız vakitte karşılaşacağınız tehlikelerin bilincinde olmak... Buna karşı metropol şehirlerde erkekler pembe kıyafet tercihleriyle moda ikonu dahi sayılabiliyorlar.

  • 0

    Tespitlerini yaptığın bu durumların temel sebebi için de bulunduğumuz ataerkil toplum..Öyle ki ataerkillikten biraz olsun sıyrılabilmiş toplumlarda saydığın bu durumlarla neredeyse karsılaşılmıyor bile..Erkeklerin yüzyıllardır dinlerden aldıkları güçle toplum üzerinde kurmak istedikleri hegemonyanın sonuçları bunlar hep..Erkekler, 'Erkeklik' denilen bu yaratılmışa,bu ne idüğü belirsiz otoriteye itaat ederek onu yüceltip bu şekilde kadınlar üzerinde bir baskı,bir üstünlük kurarak kadınları değersiz kılıp onları kolayca elde edebilmenin,kolayca defetmenin 'keyfini' sürüyorlar..

  • 0

    Belkide evrimsel süreçte erkek renkli oldukça düşmanları ve çevresi tarafında farkedilirliği yükseliyor ve bu da canına mal olduğu için olabilir mi? Savaşçı erkek gizlenmeye yönelik renkler seçiyor ve hayatta kalıyor bunlarda genelde toprak taş vs rengi gibi koyu renklerdir ..

  • 0

    Primitif bir iç güdü olan “Alfa Erkek” iç güdüsünün, yaşamını sadece iç güdülerine göre şekillendiren primitif algılı erkeklerin uygulamaları.
    Alfa erkek dediğin ağır abi olur, kodu mu oturtur, öyle karı gibi kah kah gülmez, zaten hiç kız gibi ağlamaz, böyle bol bol cinsel uzuvlu küfürler edebilirse bonustur, atarı boldur, hayatta geri adım atmaz, pişman olmaz, tersi pistir, daimi olarak göğsünü döverek güç gösterisi yapar, cıvıl cıvıl giyinmez, eski usüllüler yumurta topuk dahi tercih edebilir, tercihen sağ omuz, ama mutlaka bir omuz her an çeneye şoryuken çıkartacak bir pozisyonda kolu aşağı sarkıtabilir, künye, tespih, serçe parmağa at nalı kadar siyah ya da opak taşlı yüzük bonus kazandırabilir...
    Çünkü böyle olmazsa, başka hiç bir donanımı olmadığı için her an alfalığı bir başka erkeğe kaptırabilecek kadar embesildir...

  • 0

    Erkek taşıdığı ya da taşımak durumunda olduğu güç sembolünü korumak için kısıtlı sayıda rengi kullanıyor olabilir. Renk kullanımındaki çeşitliliğin erkeğin üzerine yapışmış olan ağırlık imajını zedelediği algısı olabilir. Sonuç olarak her iki cinsiyet de istese de istemese de bu kalıplara uyum sağlama eğiliminde.

  • 0

    erkeğin ve kadının renkleri tanımlamadaki farklılıkları olabilir. Değişik ülkelerde yapılan araştırmalar erkeklerin az sayıda renk adıyla yetindiklerini, kadınların ise renk tonlarını daha yüksek çözünürlükte adlandırdıklarını gösteriyor. Bir de renk körlüğü var ki, o da sadece erkeklerde görülebilen bir mutasyon.

  • 0

    Ben renk konusunun kültürel koşullanma olduğunu düşünüyorum. İstanbul'da bugün erkeklerin mor giymesi yadırganabilir ama Bizans'da, üretiminin zorluğundan müphem imparatorluk rengi imiş. Ya da Osmanlı Kırmızısı, sadece yeniçeriler ve sultan kullanabilmiş.

  • 0

    Erkeğin fizyolojik yapısı kadından daha iri ve kaslı olduğundan kadınlardan daha güçlü olduğunu gerek giydiği kıyafetleriyle, sözleriyle, hal ve hareketleriyle belli etmesi beklenir. Estetik düşkünlük bir tür zaafiyet gibi görüldüğünden bir erkeğin kişisel bakımına fazla özen göstermesi (örneğin epilasyon, saç ektirme gibi işlemler yaptırması) kadınlar tarafından bile pek hoşgörülmez. Çünkü insanlık tarihinin başlangıcından bu yana erkekten yapısı gereği güçlü olması beklenmiştir. Avcılık, toplayıcılık, barınak kurma gibi işler hep erkeğin görevi olmuş; bunları başaran erkek güçlü olarak kabul edilmiş ve ödül olarakta kadınını; yani çiftleşme ve neslini devam ettirme hakkını elde etmiştir. Zaaf gösteren ve zayıf düşen erkekse neslini devam ettirme hakkından mahrum kalmıştır. Bunu kesinlikle savunmuyorum ama zayıflık gösteren özellikler kadınlara, güç belirtileri ise erkeklere atfedilmiş ve erkeklerin her zaman bu doğrultuda hareket etmesi beklenmiştir. Herhalde pembe rengin de yumuşak bir renk olarak görülmesi sebebiyle toplumlarca kadınlara mal edilmiş ve erkeklerin bu rengi tercih etmemesi yönünde telkinlerde bulunulmuştur. Kadın erkek ayrımı günümüzde de -eskisi kadar sert olmamakla- birlikte devam etmekte ve bu ayrım kadınlarca da desteklenmektedir. Çünkü kadın kendisini kadın gibi, erkek ise erkek gibi hissetmek ister. Toplumsal olduğu kadar subjektif te. Öyle olmasaydı eşcinsellik toplumun yarısından fazlasında görülür ve toplum nezdinde de normalleşirdi. Neticede toplumu da insanlar meydana getirir, insanı da kendi doğası...

  • 0

    Eğitimsizlik, kurallar,sosyolojik bozukluk ve tamamen kültürsüzlük.
    Kalitesiz diziler, evlendirme programları,Show TV 'deki dünyanın en absürt haberleri halkı cahil bırakmak için muazzam bir araç.
    Zaten beyinleri gelişmemiş okuma sıfır eğitim yok halk cahilliğe aşırı meyilli.
    Bunlar tamamen bilerek yapılıyor tamamen çünkü zenginlerin işlerine yarar fakir kültürsüz ama cesaretli insanlar. Tümüyle algı yönetimi.
    Sürekli koyu renkli elbiseler giyilmesi tamamen bununla alakalı anne babalar eğitimsiz çocuğunu bilim ve teknoloji ile büyüteceğine

  • 0

    Rengin kendisi cinsiyetçiliği yaratmaz; geçmişte erkeklere gösterişli pembeyi, kızlara daha mütevazi olan maviyi uygun gören ülkeler vardı. Keza çok canlı renkler kullanan ordular da biliniyor (bkz. kırmızı urbalılar). Seri üretim tekstil ortaya çıktıktan sonra işçilerin mavi giymeye başlamasıyla ilgisi vardır muhtemelen. Çocuklara cinsel roller öğretilirken, erkeklere güçlü, stoacı (duyguları belli etmeyen) ve "kız olmayan" kimlik benimsetiliyor. Kızlar için de "pembe giymezse erkek zannedilir, aman" gibi bir tutum var sanırım - onun dışında, kendi annelerinden bile daha havalı ve feminen giydirilirler nedense. Bu durumda erkek çocuğunun "kız-olmayan" görüntüsü için pembe (ve canlı renkler) tabu haline geliyor. Bence en sağlıklısı, iki cinsiyetin de farklılıkları dahil, biyolojik ve insani özelliklerini benimsemeleri. Erkeklerin kendilerini kızlardan tamamen ayrı olarak tanımlama ihtiyaçlarının sosyal ve evrimsel nedenleri vardır mutlaka... en başta statü ve eş seçimi açılarından. Tarihsel eşitsizlikler ayrı ve çetrefilli bir mesele tabii.

Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .